| |
1877 tarihinde Osmanlı İmparatorluğu ile Rus'ya arasında
Kafkas ve Tuna cephelerinde savaş başladı. Bu harbin
diğer adı bilindiği şekliyle 93
Harbi'dir. Bu isim Rumi 1293 yılına denk
geldiğinden verilmiştir. |
| |
Köyümüzden 64 kişi bu harbe katılmıştır. Tiryaki Bekir
Ağa ve Şahnagilin Süleyman Ağa bu harbe katılanlardan
birkaçıdır. Süleyman Ağa bu harpte Pilevne'de
çarpışırken karşı taraftan gelen bir top mermisi ile
ayağının birini kaybeder. Köyden 59 kişi şehit ve 5 kişi
gazi olmuş ve köye dönmüştür. Bu harp 1878 tarihinde
Ayestefanos anlaşması ile son bulmuştur. |
| |
Bu harpte ayağını kaybeden Süleyman Ağaya devlet
tarafından çok yüksek maaş bağlanır, kopan ayağına
tahtadan ayak takılır ve kendisine de "Kütük Ağası"
lakabı takılır. Maaşa bağlanan bir diğer kişi ise Firuz
Çavuştur. |
| |
1894 yılında Yunan Harbi patlak verdi. Köyümüzden az da
olsa bu savaşa iştirak edenler olmuştur. Köyümüzden bu savaşa katılıp ta şehit olan Müezzingilden
Yusuf (Başağa) için hanımı Şerife Hanım günlerce ağıt
yakmıştır. Bu beyitlerden sadece iki mısra günümüze
kadar gelmiştir. Bu beyitler;
Bir incecik yelden düştü yaprağım,
Selanik dağına çekti toprağım.
Şerife
Hanım |
| |
18 Ekim 1912 tarihinde ise Balkan Harbi patlak
vermiştir. Sırplar, Bulgarlar, Yunanlılar ve Romenler
bir araya gelerek Balkan İttifakını oluşturmuş ve
Osmanlı Devletine karşı harp başlatmışlardır. |
| |
Köyümüzden birçok kişi bu savaşa iştirak etmiş, şehit ve
gazilerimiz olmuştur. Şehit olanlardan tespit edilenler;
Delihalilgilden Hüseyin Çavuş, Hıştikgilden Kara Mehmet,
Uzungilden Osman ve bilinmeyenler... |
| |
14 Şubat 1916 tarihinde Erzurum ve Erzincan Ruslar
tarafından işgal edilmiştir. Her gün biraz daha
ilerleyen Ruslar Kemah'a dayanmıştır. Rusların civar
köylere iyice yaklaşması üzerine Devlet tarafından
1916'nın Nisan - Mayıs aylarında köylerin 2 saat
içerisinde boşaltılması istenmiştir. |
|
|
Bunun üzerine Üskübürt ahalisinin %90'ı Divriği olmak
üzere Kangal, Kayseri-Çukur, Malatya-Darende, Bandırma,
Eğin ve Güneygeçenin Köylerine muhacir olarak
gitmişlerdir. Gittikleri yerlerde 3 yıl kalmışlardır.
Nedeni bugün bile bilinmeyen bir sebeple köyde sadece
Uzungil kabilesi kalmıştır. Uzungilden Hüseyin Ağa
(Camgöz) o devirde köyün muhtarlığını yapmaktadır. |
|
|
Köyde sadece Camgöz Hüseyin Ağa ve kendi avanesi
kalmıştır. Köyün en büyük talanı o devirde yaşanmıştır.
Sonradan da Kabakgilden Hasan, Keleş Emin Ağa, Hacı
Şerif İbrahim Ağa, Gül Ömer, Hacı Bekiroğlu Vahit,
Müezzingilden Mehmet, Zeybek İbrahim, Eyüpoğlu Mehmet,
Molla Şevket ve Molla Hüseyin Efendi aileleriyle
birlikte köye geri dönmüşlerdir. Hacı Arif Köy Muhtarı
seçilmiştir. |
| |
Mahmutgilin Süleyman ve avanesi seferberlikte
Kayseri'nin Çukur kazasına gidip orada kalmışlar, oradan
köye dönerlerken İstanbul'dan gelir gibi para ile
gelmişler. O zaman köyün en zengini olmuşlardır.
Divriği'ye gidenler oradan ayrılan Ermenilerin evlerinde
yaşamışlar, çok zorluklar çekmişlerdir. Divriği'den köye
döndüklerin de ise aç gelmişlerdir. |
| |
Ekim 1917'de Bolşevik İhtilali sonrası Ruslar geri
çekilmişler, 13 Şubat 1918'de ise Erzincan, Rus
işgalinden kurtarılmıştır. |