| |
KEDEK KÖYÜ
Kemah’ın Refahiye hududundaki en uzak ve en son köyü
olup, ilçeye 50 km mesafededir. Köy bulunduğu rakım
itibariyle Karadağ’ın karla kaplı zirveleriyle boy
ölçüşebilecek kadar yüksek olan Yıldız Baba Tepesi’nin
altındaki derenin Beyriği Sırtı tarafındaki düz bir
araziye kurulmuş. Hemen karşısında da Meşe Sırtı
dedikleri bir çamlık uzaklardaki bu beldenin manzarasına
ayrı bir renk katmış.
Güz mevsiminin son demlerini yaşadığı 21 Kasım günü
sabahın erken sayılabilecek bir vaktinde köye
girdiğimizde, gözlerimiz bacası tüten bir ev
ararken,birden Muhtar Durmuş CANTEKİN zuhur ediverdi
evlerin arasından. Hayli zaman evvel “Ziyaretinize
geleceğiz” sözünün ifa edildiğine şahit olan gözlerine
inanamamanın verdiği mutlulukla, beldelerinde bizleri
görmenin verdiği hayret ve şaşkınlıkla odasına aldı
bizleri.
Köyde kalan 3 haneden biri olan Selman DİRİK de geldi az
zaman sonra. Eskiden 38 hane olan köy, yaz aylarında
yine 15 haneye kadar çıktığı oluyormuş. İstanbul’da 35,
Erzincan’da 20 haneleri varmış. İstanbul’da,
başkanlığını Metin AYRANCI’nın yaptığı, “Kalkındırma ve
Yaşatma Derneği” ni 1995 yılında kurmuşlar. 1967 de
açılan köyün ilkokulu 1992 de kapanmış.
Bu köye bağlı Mahmut Öldüren Dağı’nın eteğinde Gülyurdu
(Gavur Yurdu) Mezra’ları varmış. Burada sadece yaz
aylarında 6 hane kalıyormuş.
Köyün belli başlı sülaleri Koçobekirgiller, Çavuşgiller,
Elbeyigiller, Derebeyigiller ve Cafagiller’miş. Değirmen
Deresinde şimdi çalışmayan bir su değirmeni varmış.
Mahmud Öldüren Dağının yamacında bu zat’a ait mezar,
halk tarafından ”Ziyaret” kabül edilip, burada kurbanlar
kesip, dualar ederlermiş. Köyün içme ve sulama suyu da
mezranın yanındaki Büyükdüz mevkisindeki gözelerden
geliyormuş. Buğday, arpa, yonca ve yörünge çok menfaatli
olarak yetişiyormuş, ancak nüfus azaldığı için tarlalar
boş duruyormuş. Burası yüksek olmasına rağmen dalgalı
tepelerin koltuğunda olduğundan Zehmeri ayında bile
soğuk olmazmış.
Muhtar merhum babasının “Bu yurdu terk etme, burada kal,
hanedanlık yap, misafire ekmek yedir “şeklindeki
vasiyetini yerine getirmek için yurt deyip kalıyormuş
burada. Anadolu Geleneği’nde, bir oğulun ölmüş bile olsa
babaya ve ataya olan hürmet ve itaatindeki inceliğini,
canlı bir emsal olarak göstermesi bakımından taktire ve
tebrike şayan bir davranış.
Köyün Sınırları: Doğusu; Küçük Kedek Sırtı ve Taşlıkıran,
Batısı; Kazıklıdere ve Örtburun, Kuzeyi; Karataş ve
Gözeler, Güneyi; Bab Çayırı, Taşlıkıranın Sırt , Yol,
Cevizli Dere ve Küçükdere sırtı.
|
|