| |
KAZANKAYA KÖYÜ (İranos)
Fırat Vadisinin çok uzaklarındaki Koçkar Dağı ile
arkadaş olan ve biribirlerini her daim görüp, gözeten
Karadağ’ın Kırmızı Burnu’nun altındaki yamaca kurulan,
Tetan Deresininn içindeki ağaçların arasındaki köyün
harmanına geldiğimizde, Muhtar Gültekin BATI ve ahalisi
Köy Çeşmesinin yanında karşıladılar bizleri ve davet
ettiler odalarına.
Muhtar, duvarda mızrabın hasretiyle yanıp tutuşan
bağlamasını aldı ve mızrapla tellere şöyle bir dokundu.
”Başı duman duman pare pare” türküsüyle, hem başı
dumanlı bu dağlar başındaki hallerini musiki lisanıyla
anlattı, hem de bizlere “Hoşgeldiniz” dedi bağlamanın o
yürek dağlayan sesiyle.
Kemah merkeze 39 km olan köy, ismini Karadağ’ın
tepesindeki Kazankaya’dan almış. Eskiden 25 hane olan
köy, şimdi yarıya düşmüş. İstanbul’da genelde
dericilikle iştigal eden köylüleri, 70 haneye ulaşmış.
Köyün içindeki viran olmuş evlerinden de belli olduğu
gibi, gidenler biraz vefasızmışlar eski yurtlarına
karşı.
Köye Aslanuşağı olarak söylenen bir kabileden gelmişler.
Bektaşlar ve Binatlar sülaleleri varmış şimdi. Köyde
tarım ve hayvancılık varmış temel geçim kaynakları
olarak. 1000 civarındaki davarlarıyla Gülistan Taşı,
Garipler Mezarı, Çiçekoğlu, Serge Yurdu ve Mehmet Yurdu
Yaylalarına çıkarlarmış baharla birlikte.
Köyün girişindeki Tetan Tarlalarını ekip biçerlermiş.
Tarlaların üstünde, Barga Tepesinin alt tarafında 1964
açılan, 1991 de kapanan köyün ilkokulu, mahzun ve
mükedder bir halde, öğrencili ve öğretmenli yaşadığı o
güzel zamanların tesellisiyle, yukarıdan nazar ediyordu
köye. Köyün içme ve sulama suyu dağın dibinden
geliyormuş.
Karşı Sırtta ulu bir Palut ağacının bulunduğu yer
Ziyaret’miş. Kuraklık zamanlarında orada kurbanlar
kesilir ve lokmayla beraber ahaliye dağıtılır, dualar
edilirmiş. Duadan sonra daha köye dönmeden gökten
rahmetin boşaldığına çok şahit olmuşlar. Köylünün birisi
“Tam sıtk ile gittin mi yağmur yağar, ikilikle gittin mi
yağmaz” dedi.
Karadağ’ın eteğinde Haşbiker’de ve Tetan’da kilise
peyleri varmış eski devirlere ait. Eskiden bulgur, un ve
gendümelerini, Küplü Çayı üzerinde Değirmen Deresi’nde
kurulu bulunan Murtaza’nın Değirmeni’nde öğütürlermiş.
Köy dağın dik yamacındaki eteğe kurulduğundan heyelan
tehdidi altındaymış. Zira özellikle yağmurun çok yağdığı
bahar aylarında, köy komple aşağı doğru yavaş yavaş
kayıyormuş. Arzideki yarılmalardan bunu anlıyorlarmış ve
bundan evleri de hasar görüyormuş.
Köyün Sınırları: Doğusu; Fırat, Bulanık Dere, Kamışlı
Dere sırtını takiben Berge Sırtı ve Kazankaya, Batısı;
Mağara Deresi, Kiler ve Büyükdere, Kuzeyi; Çelikburnu,
Büyükdere ve Mağara Deresi, Güneyi; Değirmendere Burnu
ile Kazankaya.
|
|