| |
GÖLKAYNAK KÖYÜ (Zoğa)
Kemah’a 9 km mesafede komşu sayılan, Yoğurt Dağının
eteklerinde, kartal yuvası gibi bir yere kurulmuş köy.
(Röle verici istasyonun altına). Emiri Düzü denen
mevkiden geçip, 1990 dan beri kapıları kapalı,
kepenkleri çekili olan mahzun ilkokula bir selam verip
köye girdik. Günün hitama yaklaştığı ikindi vaktinde,
kimsecikler görünmüyordu ortalarda. Kuşbakışı, zirveleri
mevsimin taze karlarıyla kaplı olduğu sisten zar zor
seçilen Munzurlar’la gönül eğlendirirken, 70 lik
delikanlı muhtar Mehmet YALÇINKAYA bulunup geldi
kendiliğinden.1939 depreminden sonra yapılan, ahşap ve
kerpicin omuz omuza vermesinden vücut bulmuş evine,
ihtiyar ve beli bükülmüş bir merdivenden çıktık.
Muhtarlığın imtiyazı ve forsuyla odadaki cihazdan bir
muhtar anonsu: “Komşular, sayın kaymakamımız yanında
müdürleriyle köyümüze ziyarete geldiler, teşrif ettiler.
Sizi bekliyoruz ” Anadolu insanının devlete olan,
sadakat ve nezaketinin artık kaybolmaya yüz tutmuş son
örneklerinden biri. Cemil KÖSE’nin ifadesiyle “Köyde
sokağa çıktığımda kediler ve tavuklardan başka
kimsecikler yok. İnsan olarak da, gözü görmeyen, kulağı
duymayan üç-beş ihtiyardan başka adam da yok”derken,
aslında birçok köyümüzün dramını resmediyordu. Az sonra
evsafı sayılan hane sakinleri, bir bir damladılar.
Muhtarın talimatı hemen yerini buldu.
Köy, eskiden 29 haneymiş. Şimdi 14 hanede 27 kişi
kalmış. 1940 da açılan köyün ilkokulu, 1988 de kapanmış.
İstanbul’da 68 hane ve başkanlığını Nevzat DEMİRKAYA’nın
yaptığı bir köy yardımlaşma dernekleri varmış. Köyün
oturduğu arazi sulak olduğu ve bunu gösteren Yoğa ve
Marpuz otu hayli fazla olduğundan “Gölkaynak” ismini
vermişler köylerine. köy, 1958 den beri yavaş yavaş
Fırat’a doğru komple bir kütle olarak kayıyormuş. Bunu,
duvarların şişmesinden, kapıların basmasından
anlıyorlarmış. Hatta birisi bunu te’yid için “Kaymakam
Bey, bizim kapılar kapanmaz” diyor.
Köyün Sınırları: Doğusu; Marik Köyü Tepeleri, Batısı;
Sunguru, Zikri, Salihgedik, Hamların Sırt, Vank Gölü,
Toptaş,Hamyeri ve Caddeyi takiben Haremi Taşı, Kuzeyi;
Yoğurtlu Tepe ve Savak Gölü, Güneyi; Zikri, Kuni Tepe ve
Ağtaş.
|
|