| |
DEDEOĞLU KÖYÜ (Salut)
Kemah’a 27 km mesafede olan köye, Köyün Sırtı denen ve
bir yanında eski köy sakinlerinin istirahat ettiği
mezarlıktan geçerek giriyorsunuz. Köyün üst tarafından
sararmış yapraklarıyla meşe ve her daim kendi renginde
kalan ardıç ağaçlarının oluşturduğu bir koruluk (Ağanın
Korusu) tepelerde uzayıp gidiyor. Köyün güney tarafında,
Taşınbaşı denen bir sırt ve onun köy tarafındaki
derinliğinde, köyün içinden geçen Zuhuru Deresi var.
Köy ismini, Dedeoğlu denen Mezarlığın Sırtındaki bir
tarladan almış. Bu köyde mezarlıklar önemli. Çünkü aşağı
yukarı her hanenin kendine ait bir mezarlığı (14 ayrı
mezarlık) varmış. 29 hanede 90 nüfusu olan köyün camisi,
imamı ve son demlerini yaşayan 7 öğrencili bir de
ilkokulu var. İlkokul 1933 de açılmış. Muhtar Fahrettin
Kerim CANTÜRK İstanbul’da 103 haneleri olduğunu ve
bunların köylerini unutmadığını iftiharla söylüyor.
Hatta bunlardan bazılarının, şimdi köylerine “Şeher tipi
apartuman gibi” evler yaptırdığına şahit oluyoruz.
Tahrir Kayıtlarında,1516 da ıssız ve harab bir halde
bulunan ve 1530 ile 1568 tarihlerinde mezra olarak
kaydedilen bu köyün,1591 de köy olarak kaydedildiği,1568
de 6 hane,1591 de ise 16 hane olduğu, mahsulleri buğday,
arpa ve baldan müteşekkil olup, geliri 1530 da 1 000,
1568 de 1 200 ve 1591 de 2 000 akça idi.
Köylü kendi ihtiyacını karşılayacak kadar buğdayını,
arpasını, meyvesini ve sebzesini yetiştirip, rızklarını
temin ettiklerini, şükreden bir edayla söylüyor muhtarın
babası 70’lik Mevlüt Hacı. Anlatırken eski günleri, gözü
boşlukta dalıp gidiyor Hacımın. Bir eksiği, bir derdi
olduğuna hükmediyoruz. Meğer evdeki ihtiyarın göçüp
gideli 7 yıl, 3 ay,7 gün olmuş tamıtamına. Oğlundan da
“bal yapmayan arı” ithamıyla sitem ediyor kendisine
yardım etmediği için. Hani bu yaştan sonra öyle çok
fazla birşey de istemiyor. Ahbabı ve arkadaşı gözlüklü
bir başka Hacı, Mevlüt Emmi’nin istediği refikanın şekli
şemailini “Alçak, yüksek, orta kat, tavanarası,
tostoparlak, yusyuvarlak, huyu suyu güzel bir sultan”
diyerek tarif ediverdi. Eski Anadolu’nun ve eski sohbet
çağlarından zamanımıza kalan bir sıcak muhabbete
doyamadan “Daha yolumuz uzak “deyip bu güzel insanları
bu kuytu ve tenha köşede bırakıp, ”Elveda “ dedik
Dedeoğlu’na.
Köyün Sınırları: Doğusu; Hınzoru Çayı, Batısı; Gülen
Çayı, Kuzeyi; Elmalı Sinor Deresi, Güneyi; Salamat Suyu
ve Ağyeni sırtı.
|
|