| |
BOĞAZİÇİ KÖYÜ (Vaslı)
Fırat’ın münbit topraklarıyla beslenen, Kemah’a 15 km
uzaklıkta hakikaten boğazların içine kurulmuş
bağlık-bahçelik bir köy. İliç yolunun Çardak denen
yerden ayrılıp, Zikri Çayı’nı takiben Tan’a ait
terkedilmiş ve viraneye dönmüş komların yanından
geçerek, Taşın Başı diye adlandırılan yalçın bir kayanın
koltuğuna yerleşmiş, bu şirin köye giriyoruz. Köyün
karşı tarafında, bir başka tepe Karşı Taş ve hemen onu
takiben Kolik Tepeleri duruyor. Dar sokaklardan geçip,
üzerinde 1905 tarihi yazan, Abdülhamit devrini görmüş,
Caminin altından başlayıp Fırat kıyısını takibenden
mümbit ve bereketli topraklarıyla Aşağı Bağlar ve Aşağı
Dutlar tarlaları. Bağ ve bahçe denince, akla ne
geliyorsa yetişiyormuş bu topraklarda, narenciyeden
başka.18 yıl görev yapmanın kıdemiyle eski muhtar Ahmet
Terzi söylüyor bunları. Hele buranın üzümü (Vaslı’nın
üzümü) varya; çok meşhurmuş.
Köy eskiden beri 27 haneymiş. Ama göçlerle nüfus
şimdilerde her hanede ikişerden 54 e düşmüş.1948 de
açılan köyün ilkokulu, 1988 de kapanmış. İstanbul’da 45
haneleri varmış. 1985 de “Boğaziçi Kalkındırma
Derneği”ni kurmuşlar. Dernek başkanı Hasan BİLİR. Köyün
içme suyu Ziyaret denen bir taşın dibindeki kaynaktan
geliyor. Önceleri sebzecilik işini pek bilmediklerinden,
buğday, arpa ve keten (yemeklik yağı için) ekerlermiş.
Daha sonra seracılık dahil bu işi çok iyi bellemişler ve
ihtiyaçtan fazlasını satıp para kazanıyorlarmış.
Köyün evveliyatı ile ilgili, Kolik Tepelerinin arkasında
Mağara Önü denen yerde bir kilise kalıntısı
varmış.Tahrir Defterlerindeki kayıtlara göre 1516 da 30
hane,1530 43 hane,1568 de 67 hane ve 1591 de 113 hane
olan köyün derbend mahallinde bulunmasından dolayı,
ahalisi “Derbendci” tayin edilmiş ve bu hizmetleri
karşılığında, avarız-ı divaniyye ve tekalif-i örfiyye
denen vergilerden muaf tutulmuşlardı. O zaman
mahsullerinin buğday, arpa, darı, pamuk, şıra, bal,
meyve ve bostan ürünleri olduğu, gelirinin de 1516 da 15
000,1530 da 9 580, 1568 de 11 000 ve 1591 de 13 000 akça
olduğu yazılmaktadır
|
|